top of page
  • Facebook
  • YouTube
  • Instagram

GÜLÜMSEMELER

Derme çatma, taştan duvarla örülü bir evin, camı kırık pas içindeki parmaklıklarının ardındaki aydınlıktan bakıyorum. Duymakta olduğum bir ses. Belki bir kilisenin çanı, belikide bir minareden yükselen ezan sesi, kim bilir belki de kırklar Cem'inde semaha ses olmuş sazın ezgisi.

Derme çatma, taştan duvarlarla örülü bir evin, perdesi püskül püskül dökülen penceresinden gökyüzüne bakıyorum. Ay, eteklerinde zil çalan bir kadın, yıldızlar göz kırpmakta olan hovarda aşıklar, belki de karanlık kimsesiz histerik bir yalnızlık.

Kadim bir kentin daracık sokaklarına saklanmış, taş duvarlarla örülü bir evin avlusundan gökyüzüne bakıyorum. Gördüğüm meleki tavustan bir düş, havarilerin sofrasından bu yana bir hayal, belki de Hayyam'ın ab-ı hayat suyundan bir sarhoşluk. Her yandan sesler duyduğum bu avluda gördüğüm kimsesizliğin insandaki yüzü, belki zamanın buruşuk elleri, belki de çaresizliğin coğrafyaya yapışan dökülmüş asaleti. Ne kadar da utanmaz yoksulluğun kucağına düşmüş, aymaz bir sefalet dolaşmakta bu coğrafyada. Haritada yok, tarihe sığmaz bir coğrafyanın, çorak kaderiyle baş başa bırakıldığı sanılan bu yerde, derme çatma, taştan duvarlarla örülü bir evin, güneşle dans eden penceresinden bakıyorum. Gördüğüm zirveleri çantalarında saklayan, özgürlükleri kendinde saklı, umudu güneşte ısıtan gülümsemler.


Pınar ANTARES

15 Nisan 2020

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
YOL AYRIMLARI

Hayatın tekdüze ilerlediğini düşünmek değişim kendisini baştan yok saymak anlamına gelmez mi? Her şeyin her zaman aynı şekliyle devam...

 
 
 
"SEN"SİZ-LİK HALİ

Kimi zaman kelimeler ağzımızdan çıkmak istemezken ve kendi içinde kelimelerden kocaman bir kütle olup ağzınızın içinde yuvarlanıp...

 
 
 
İĞRELTİ

Mecburiyetler toplamıydı hayat kimine göre. Her yanında mecburiyet sloganlarının yazılı olduğu duvarlarla çevrili bir dünya. Yer...

 
 
 

Commentaires


bottom of page